LUVİLER - LİKYALILAR -LUKKALAR

Bu yazı 4
Haziran 2000 tarihli Radikal – 2 gazetesinden Tahir ABACI tarafından yazılan
Likya Büyüsü adlı makaleden olduğu gibi alınmıştır...

  

 

 

 

Likya büyüsü

TAHIR ABACI


İnsanın   bir kere daha "Sen de mi Brutus?" diyeceği geliyor. O kati, o
duygusuz, biraz kaba kaçacak ama o "kalleş" bildiğimiz Brutus,   şehrin Roma kuşatmasında düştüğünü anlayınca kendilerini intihar ateşlerinin   içine atan Ksanthos'lulari caydırmaya çalışacak, hatta onlara yalvaracak   kadar yufka yüreklinin biriymiş meğer, askerlerine buyruk veriyor da topu   topu yüz elli kişi ateş çemberinden zorla çekilip kurtarılıyor.
Ksanthos'lular yıllar önce atalarının Persler karşısında yaptıklarının   tıpkısını yapıyorlar. Heredotos'da en çok okunan bölümdür; Pers ordusu   Ksanthos'u kuşattığında, şehrin düşeceğini anlayan şehir halkı ilkin içine   doldurdukları kadın ve çocuklarıyla birlikte kaleyi ateşe verirler, ardından   hep birlikte işgalcilere saldırıp son kişiye kadar savaşırlar. Heredot, bu   kırımdan sadece o sırada şehir dışında bulunan seksen kadar ailenin   kurtulabildiğini yazıyor.



Günümüz dünyasında, her   ulusun genel karakteristik özellikleri hakkında bir fikrimiz var. Bu bazen   "içerden" dile getirilir, "Biz Türkler...." diye başlayan
pek çok şişinme ya da yakınma dinlemişizdir. Komşularımızdan başlayarak diğer
uluslara da kimi özellikler yakıştırırız. Bizim dışımızdaki ulusların   kendileri ya da birbirleri hakkındaki düşünceleri de bize kadar ulaşır.
Octavio Paz'in Meksika insanini incelediği "Yalnızlık Dolambacı"   bizde de hayli ilgi görmüştü. Kitabi dilimize aktaran Bozkurt Güvenç,   önsözünde kitapta saptanan kimi özelliklerle Türk insani arasındaki   benzerliklere de değinmişti.

 

Gelgelelim, tarih sahnesinden silinmiş kavimlere sıra gelince, kafamızda doğal olarak fazla özellik canlanmaz. Birbirleri hakkındaki fikirleri de pek bilemeyiz. Eski kavimler, sanki tek tip gibidir zihnimizde, aralarında bir tercih, bir sıralama yapmayız o yüzden. Kızılderililer hariç! Oysa, günümüzde ulusları birbirinden ayıran ve ekonomik ilerilik -gerilik, coğrafya, iklim, nüfus yoğunluğu, genetik yapı, uygarlık mirası gibi etkenlere bağlı olan karakteristik özellikler, eski kavimler için de söz konusuydu. İçlerinde kalıcı uygarlıklar kuranlar, yönetimde ve adalette ileri gidenler, ticareti sevenler, korsanlık yapanlar, barbarlıkta karar kilmiş olanlar vardı.

Herodotos, Homeros, Strabon gibi eski çağlar sair ve yazarları, sıcağı sıcağına yazarken, iste bu farkları da ateşli biçimde dile getiriyorlar, kimi kavimlere sempati buketleri sunarken, kimi kavimlere öfke saçıyorlardı.


Anadolu'nun yerlisi
Kadim zaman sair ve   yazarlarının anlatımları, söz Likya'ya ve Likyalilar'a gelince buruklasir.   Hemen hepsi, bu kavimin onurlu bir halk oldugundan elbirligiyle söz ederler.   Günümüzde de Akdeniz'e uzananların en çok dikkatini çeken yörelerin basinda   gelir Likya; yakin araliklarla kurulmus sehirlerinin uygarlik düzeyiyle,
ustaca biçim verilmis taslariyla, Esen Çayi'nin yanibasinda dikelen efsanevi  Ksanthos'la, kumlar altinda sakli Patara'yla, sularda yüzen Kekova   sehirleriyle etkiler insanlari. Bugün kalintilari izlenebilen bu tip yerlesim   yerlerinin sayisi elliye yakin. Likya, klasik anlamda bir devlet biçiminde   örgütlenmek yerine, federatif tarzda örgütlenmis ve oy haklari gelisme   düzeylerine göre degisen sehir devletçiklerinden olusuyor. Ksanthos ve Patara   bu birligin merkezi olmus iki sehir. Patara, ayni zamanda ilk çaglarin   kehanet merkezlerinden biri ve Kahin-Tanri Apollon'un yurdu. Apollon'un   Yunanistan'dan gelmedigi, tam tersine Anadolu'dan oraya tasindigi, Batili   bilimadamlarinca da (M.P. Nilsson, G. homson) dogrulaniyor. Zaten annesi   Leto'nun Letoon'lu oldugu, yani Anadolulugu hiç tartisilmiyor.



"Lykia" adi da,   Anadolu Hellenistik döneme girdikten sonra yakistirilmis bir ad.. Heredotos,   Likyalilar'in Girit'ten gelmis olduklarini yaziyor. Ancak yine onun da
belirttigi gibi, Likyalilar kendilerine "Termiller" adini   veriyorlar. Yakinlarda bulunan ve diger sehirlerin Patara'ya uzakligini bildiren   "yol kilavuz aniti"nin isaret ettigi sehirlerden birinin adi da   "Trimili". "Trimili adiyla ilk bugünün Dirmil'inde  yurtlanmistir Likyalilar; Girit'ten gelmis olabilemezler" diye yaziyor
Prof. Dr. Fahri Isik, "Lykia" adinin Troya Savasi'yla birlikte   "Lukka"dan uyarlama ve Hellenlestirme çabasinin bir ürünü oldugunu   ekliyor, diger yer adlarindan da buna benzer örnekler veriyor. Hukuk   profesörü olmasina ragmen, Anadolu'nun eski çaglarina dair ilginç   kitaplariyla tanidigimiz Bilge Umar, "Türkiye Halkinin Ilkçag   Tarihi", "Türkiye'deki Tarihsel Adlar" ve "Lykia"   adli kitaplarinda, Likyalilar'in Anadolu'nun eski halklarindan Luviler'le   olan yakinliklarina dair pek çok bilgi aktariyor. Georg Thomson da,   "Tarih Öncesi Ege" adli kitabinda Likyalilar'in ta Hiristiyanlik   dönemine kadar kendi yerel dilleriyle konustuklarini yaziyor. Halikarnas   Balikçisi'nin Anadolu uygarliginin Hellen uygarliginin bir türevi degil, bu   topraklardan fiskirmis bir uygarlik oldugu yönündeki tezleri, bilimce de   dogrulaniyor. Tabii, Balikçi'nin yaptigi gibi Panhellenizmin   "ifrat"ina karsi anti-Hellenizm "tefrit"ine düsmeden,   karsilikli "alisveris"e, "sentez"e dikkat çekerek. Ölümle   hayat iç içe olunca... 



              
Bunca anaerkil tanriçanin   yurdu olmasindan belli; Likyalilar, Anadolu'nun anaerkil kavimlerinden   birisi. Dolayisiyla Likya, asil olarak "Kubaba"nin, daha içerilerde   "Kibele" olarak bilinen ana tanriçanin yurdu. Fahri Isik, onu konu
alan "Doga Ana Kubaba / Tanriçalarin Ege'de Bulusmasi" adli   kitabinda ana tanriçanin yerini, yurdunu, kimligini, etki alanini, günümüze   uzanimlarini anlatiyor. Bu bölgeye gidenler Likya'nin yontulmus kayadan   yapilma, ev tipi mezarlariyla da olur olmaz her yerde ve sik sik   karsilasirlar. Onlari Kaleköy'de denizde yüzerken, Kas'ta sokakta gezinirken,   Patara'da yol boyunca sizinle yürüyüs yaparken görebilirsiniz. Anaerkil   kültürün bir geregi de bu; ölüler gündelik hayatla iç içe ve ev düzeninde   "yasamayi" sürdürüyorlar. Yakin yillarda Patara'da bulunan ve   nasilsa soyulmadan kalmis kimi oygumezarlardan heykel, amfora, gözyasi   sisesi, taki, ayna gibi gündelik kullanilan gereçler de çikmis. Likya   lahitlerini ilk gördügümde her ölüye böyle bir mezar yontmanin zorluguna   kafayi takmistim; son gidisimde ögrendim, meger bu mezarlarda "devri   daim" varmis, eski ölüler, biraz sikisip sonradan gelenlere yer   açiyorlarmis ve bir mezar böyle yüzlerce yil kullaniliyormus. 


 Likyalilar, fazladan Anadolucu bir kavim; ne zaman Anadolu birligini korumak   gerekse oraya kosturmuslar. Hititler'in Misirlilar'la tutustugu Kades   savasinda da onlar vardir. Homeros, Troya savasinda Likyalilar'in   yigitliklerine destan yakar. Hatta bu savastan geriye bir tek Ksanthos'lu   geriye dönebilir; onu da ogullarinin, eslerinin yolunu gözleyen Likyali   kadinlar taslayarak öldürürler. Likya efsaneleri, günümüzde de yasayip   gidiyor. Iste Antalya'da basilmis iki kitap; Süleyman Dingil'in, yörenin   cografyasi ve bitkileri arasinda bizi gezdiren "Frigya'dan   Pamfilya'ya"si ve Mustafa Tuncel'in "Beydaglari Efsane   Söyler"i bu soylu direnislerin hikâyeleriyle dolu. Hasan Barisçan'in   "Likya Efsaneleri" gibi.



Yeri gelmisken, 1996'da   hizmete giren Akdeniz Medeniyetleri Arastirma Enstitüsü'nden de kisaca söz   edelim. Suna ve Inan Kiraç tarafindan, Antalya Kaleiçi'nde harap durumdaki   eski bir evle Aya Yorgi Kilisesi restore edilerek kurulmuş Enstitü. Bir   bölümü yurtdışındaki sahaf ve müzayedelerden toplanmis ender bulunur   kitaplardan, haritalardan, belgelerden olusan ve rayli bir sistem üstünde   kayarak açilan kütüphane akil çeliyor. "Ödenek"leri kısıtlı   üniversite kitaplıklarını hatırlayarak hayıflanmadan edemiyor insan. Kimi   yerli arastiricilarin arsivlerini de toplamis olan, sürekli sergiler   düzenleyen Enstitü'nün "Adalya" adli yilligi ve yayinlari da var.   Bu tür emekler, büyülü Likya ülkesine yakisiyor


 




 

 

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam46
Toplam Ziyaret56614
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar43.302443.4759
Euro51.898652.1066
Hava Durumu