
Mavi cennetle tanışacaklar
Bodrum’da dalış eğitmenlerine ``Engellilere yönelik eğitim semineri‘‘
verildi.
Bir hafta süren seminerde, Almanya‘dan eğitime katılan 37 yaşındaki
tekerlekli sandalyeye mahkum Alman Marcus Thomas, 25 metreye tüplü dalış
yaparak görenleri şaşkına çevirdi. 10 Türk eğitmenin katıldığı seminerin
ardından, Türkiye‘de engellilere yönelik tüplü dalış eğitimleri verilmeye
başlanacağı belirtildi.
Türkiye Omurilik Felçliler Derneği, Bedensel Engelliler Federasyonu ve
merkezi Almanya‘da bulunan Uluslararası Engelli Dalıcılar Derneği (IDDA)
tarafından Akyarlar Köyü‘ndeki Kefaluka Otel‘de dalış eğitmenlerine engellilere
yönelik eğitim semineri verildi. Bir hafta süren eğitime Türkiye´nin çeşitli
illerinden 10 profesyonel dalış eğitmeni katıldı. IDDA Başkanı Dirk Wondrak‘ın
öncülüğünde düzenlenen eğitime, seminer koordinatörü olarak İstanbul Hamsi
Diving Yöneticisi ve dalış eğitmen eğiticisi Bahattin Memişoğlu seminer
koordinatörü olarak katıldı. Seminerde öğretilen teknikler 37 yaşındaki Alman
engelli Markus Thomas üzerinde gösterildi.
GERÇEK BİR TERAPİ
Wondrak‘ın teorik eğitiminin ardından, Akyarlar koyu açıklarında dalış
eğitimine geçildi. 10 dalgıç ile suya inen belden aşağı felçli olan 37
yaşındaki Alman Markus Thomas, eğitmenlerle birlikte tüplü dalış
gerçekleştirdi. Thomas, 25-30 metre derinlikte yaklaşık 90 dakika suda kaldı.
Thomas, tekerlekli sandalye ile yaşamasına rağmen, yılın 12 ayı tüplü dalış
yaptığını ve mavi cennete hayran olduğunu belirtti. Thomas, ``Yaklaşık 7 yıldır
dalış yapıyorum. Suya girip mavi cennetle buluştuğumda, yer çekimine de
ihtiyacım olmadığı için çok rahat hareket edebiliyor ve suyun altında kendimi
çok daha fazla özgür ve rahat hissediyorum. Bu benim için gerçek bir terapi.
Suyun altında kimseye muhtaç olmadan gezebiliyorum. Ayaklarımı kullanamadığım
için özel olarak hazırlanmış ve paleti andıran eldivenler kullanıyorum.
Yıllarca fizik ve rehabilitasyon tedavisi gördüm. Ancak tüplü dalış, fiziksel
ve ruhsal gelişimim de hepsinden çok daha etkili oldu, her engellinin dalışla
tanışması şart‘‘ dedi.
ENGELLİLER İÇİN ENGELSİZ BİR MAVİ
Seminerin koordinatörü Bahattin Memişoğlu da, Türkiye‘de yaklaşık 8,5
milyon engelli bulunduğunu, bunlardan bugüne kadar hiçbirinin sistemli ve
düzenli olarak tüplü dalış yapamadığını, çünkü Türkiye‘de tüplü dalış engelli
eğitmeni bulunmadığını belirtti. Engelli vatandaşların dalış dünyasına
kazandırılmasını istediklerini kaydeden Memişoğlu, her engelli bireyin diğer
insanlar gibi dalış yapabileceğini bu eğitimde gördüklerini söyledi. Türkiye‘de
ilk kez düzenlenen kursta profesyonel dalış eğitmenlerini bilgilendirdiklerini
ifade eden Memişoğlu, ``Buradan ayrılan her bir engelli eğitmeni gittikleri
ilde önce gönüllü olarak bir engelliyi alıp tüplü dalışa kazandıracak.
Ülkemizde yöresel olarak bazı yerlerde ilgi, bilgi, deneyim sahibi olmadan iyi
niyetli eğitmenler tarafından engellileri suyla tanıştırmak adına bu iş
yapılıyor. Önemli olan su altında bir engelliye nasıl davranılacağı, nasıl
eğitim verileceği, engellinin su altında nasıl sevk ve idare edileceğidir.
İlerleyen adımlarda da bunun sadece bir defalık bir keyif olarak değil, su altı
dünyasına aktif bir dalıcı olarak nasıl kazandırılacağı önemlidir. Engellilere,
bugüne kadar ülkemizde olduğu gibi sadece üç beş dakikalık zevk için değil, en
az 1,5 saatlik 12 derslik bir dalış periyodunu gerçekleştirebilecek eğitimleri
vereceğiz. Ne yazık ki şu ana kadar ülkemizde kayıtlı bir engelli dalıcımız ve
engelli dalış eğitmenimiz yoktu. Ama önümüzdeki yıldan itibaren artık
Türkiye‘de de sertifikalı engelli dalıcılarımız olacak. Engelliler için
engelsiz bir mavi yaratacağız‘‘ dedi.
Bir hafta süren eğitimin sonunda engelli eğitmenlerine Memişoğlu ve kurs
direktörü Wondrak tarafından ``Engelli Eğitmen Sertifikası‘‘ verildi.
****************************************************************
NOT: BU YAZI 2002 YILINDA ÖNCE SUALTI DÜNYAS DERGİSİ'NDE YAYIMLANDI.
HSA BODRUM 2002 ALTERNATIVECAMP.ORG
Öyle sanıyorum ki bedensel engellilerin Kızıldeniz’de gerçekleştirdiği
dalış turunu hepiniz biliyorsunuzdur. Benim de bu gezinin dergide
yayınlanmasından sonra, böyle bir organizasyonun varlığından haberim oldu. Çok
ilgimi çekmişti doğrusu, iki yıldız eğitmen- rehber olarak son 5 yıldır
eğitmenlik boyutunda ilgilendiğim dalıcılık hayatımda böyle bir “macera” hiç
aklıma gelmemişti, bir kaç kez internette okudum ama ülkemizde karşılaşmak için daha zaman vardır diyordum. Ercan TUTAL ile temas kurmaya çalıştım, ilkinde
başarılı olamadım, 2002 Düsseldorf su sporları fuarında
yarım saatle kaçırdım, nihayet Bodrum’da yakaladım, ayrıntısını sordum, uzun
uzun konuştuk ve Ağustos aymda bu işin kursunu görmeye karar verdim. Kampı yeni
açıyor olduklarında oldukça yoğundular, yine de bana zaman ayırdı, bir de
İngiltere’den gelen bir dalıcı daha vardı o da dive buddy olmak için oradaydı.
Şimdi “ iki sayıdır tutturdunuz alternatif kamp gidiyor” der gibi
olduğunuzu sanıyorum. Geçen sayı yapılan işin sosyal boyutunu anlatıyordu,
aslında anlatılacak gibi değil, gidip görmek lazım, hangi güç
Amsterdam’daki evinde tabağını yemek masasından
mutfağa götürmeyen cicili bicili kızlara, görme özürlülerin servisini
hazırlatıyor, yemeğini yediriyor, Amerikalı’ya bulaşık yıkatıyor, İtalyan’a
bahçe temizletiyor, yerinde görmek lazım.
Ben bir eğitmen olarak işin eğitim ve su çalışmaları konusunda biraz bilgi
vermek istiyorum bu işin meraklılarına.
En az 3 gün teorik ve 2 gün su çalışmaları olmak üzere beş gününüzü
ayırmanız lazım “başlangıç” için. Çok iyi insan biyolojisi, ortopedisi ve
fizyolojisi bilmek gerekiyor. Hoca Boşuna dememiş “damdan düşenin halini ancak
damdan düşen anlar” teorik olarak insan vücudunun mekanizmalarım ne kadar iyi bilirsek, bu mekanizmaların eksikliklerini ve bu durumdaki insanların içine
bulunduğu durumu ve ihtiyaçlarını biraz olsun anlayabiliriz. Yani en az iki
yıldız eğitmen düzeyinden başlamak çok daha verimli olur kanısındayım ancak
teorik olarak bir yıldız eğitmen veya dengi olmak başlamak için yeterli.
Sistemi kuran Dennis GRAVER da sol tarafından
hareket kabiliyeti kaybı olan bir bedensel engelli, bu projenin gelişimi
sırasında “PADI Eğitim Uzmanı” olarak dalış yaşamının içinde olan bir kişi.
Bedensel engellilerin de dalabileceğim düşünerek bu konuda arkadaşlarından
yardım istiyor ve 1982 Kasım aymda Columbus-Ohio da bir toplantı yapıyorlar ve
sistemin omurgası oluşturuluyor. PADI ve NAUI nin konuyu desteklemeleri ve
yıllar süren araştırmalarım ve deneyimlerini işin içine sokunca ortaya HANDICAPPED SCUBA ASSOCIATION
INTERNATIONAL organizasyonu çıkıyor. Şu anda Avustralya, Benalux, Brezilya, Kanada,
Macaristan, İtalya, Japonya, Kore, Norveç, Polonya, Rusya, İspanya,Türkiye,
Ukrayna, İngiltere, ve ABD’ de örgütlenmiş durumda.
Sistemde;
HSA Junior Open Water Scuba Diver
HSA Basic Open Water Scuba Diver
HSA Advenced OpenWater Scuba Diver
HSA Open Water Dive Buddy
HSA instructor Training
olmak üzere beş değişik sınıfta eğitim verilebiliyor. Eğitmen olmak kadar
dalış eşi olmakta sistem içinde özendiriliyor. Eğitmenlikten önce dalış eşi
olmak ve birkaç sezon dalış yapmak eğitmenlikte çok büyük fayda sağlayacağı
kesindir.
Adaylar; engellilik durumlarına göre tekerlekli sandalyede bir miktar
hareket kabiliyeti olan bir kişi olabileceği gibi, kör, sağır, bir ya da birkaç
uzvu olmayan bir aday olabilir. Junior Open Water için 10-14 yaşlarında
olmak, Open
Water için de 15 yaşında olmak yeterli. Kapalı su uortamında başlayan eğitimlerde
adaym başarısı engeline bağlı olmakla birlikte inanılmaz sonuçlara
ulaşılabiliyor. Açık su ortamında aynı başarının tekrarı isteniyor, sonunda
aday,engelinin de durumuna göre A - B - C level’ larından birisiyle
derecelendirilerek sertifiye ediliyor. Yani Open Water A veya B seviyesinden
lisan alabiliyor.
Her sertifika bu üç seviyeden birisine de sahip olmak zorunda, zaten
anlamışsınızdır, A seviyesindeki bir aday, engeline rağmen kendi
problemlerini yardıma ihtiyacı olmadan kendisi çözüyor ve diğer bir dalgıca
yardım edebiliyor demektir.
B seviyesindeki bir dahcı kendi problemlerine çözüm bulabiliyor fakat
hareket kabiliyetindeki engel gibi sebeplerden dolayı diğer dalıcıya yardımcı
olamıyorsa B seviyesinde sertifıkalandırılıyor. Buradaki özellik
dalıcıcm en az iki dive buddy ile dahş yapabileceğidir ki bunlardan birisi Open Water A seviyesinde bir HSA
dalıcısı olabilir, böylece üç kişiden oluşan dahş gurubunda her dahcı emniyet
altına alınmış oluyor. C seviyesinde sertifikalandırılmış bir dalıcı
için durum daha ağırlaşıyor. Bu dahcı kendi problemlerini da çözemez durumda,
eller ve kollar felçli olabileceğinden, kulak eşitlemesini yapamayacaktır,
maske tahliyesini yapamayacaktır, bütün bu gibi normal bir dalıcı için saniyede
çözülebilecek sorunlar onlar için büyük bir problem haline gelir. O yüzden
dalıcıya enaz birisi Rescue diver olmak üzere iki dive
duddy eşlik etmeli bunlardan birisi A seviyesinde buddy olabilir.
Peki dalıcının hangi seviyede olduğunu nasıl anlayacağız; bunu da objektif
olarak çözüme ulaştırmış sistem, yaklaşık 300 kadar soru ilgili sertifikanın
seviye seçiminde bize yardımcı oluyor, her dersin sonunda adaym ilgili
seviyesine bizi ulaştinyor, Örnek 1: Dalıcının buddy’sinin ekipmanım, maskesini,
ve kemerini çözebilmek: yapıyorsa A yapamıyorsa B
Örnek 2: Yedek hava kaynağım bulmak, temizlemek, nefes almak, su üstünde başım sudan
kaldırmadan bunları yapmak. Yapamıyorsa C Yaklaşık her seviye için
yüzden fazla Beceri var, bunlardan bir tanesinden dahi C alınırsa
sertifika seviyesi C olmak zorunda kalıyor. Oldukça sık dokunup ince
elenmiş bir Intructor Manual içinde bütün bu seviye ve sertifikalandırma
yöntemleri açıklanmış durumda. Eğitmenin karar vermek zorunda olduğu bir durum
yok, her şey kitapta yazıyor. Tbiiki bazı durumlarda “sertifikalandırılamaz “ sonucu da çıkıyor maalesef.
OLAY HİKAYESİ:
İlk öğrencilerinden biriyle dalan eğitmen sık sık engelli dalıcıyı kontrol
eder ve halinde bir problem görmez, aday sık sık gözlerini şaşı yaparak tepkisini
dile getirmeye çalıştığından eğitmen çok hoşlandığını anlayarak dalışa devam
eder. Çıktıklarında aday eğitmene “gözlerimle burnumu gösteriyordum niye
kulaklarımı eşitlemedim acıdan ölecektim” der.
Bu tür traji-komik olaylar sıklıkla yaşanmış ilk zamanlar, ilk zamanlar
19801i yıllarda böyle bir engelli gurubunu dalışa götürecek, onların
sorumluluğunu alabilecek dalış teknesi bile bulunamazken, şimdilerde bu konu
ahş dalış turizminin en önemli konularından birisi olmuş durumda. Günümüzde
herkesin her konuda şansı olduğu kanısındayım yeterdi doğru yerde doğru
kişilerle birlikte olunsun. Etrafımızda bedensel engeli olan kişiler mutlaka
vardır, onlara Alternatif Kampı anlatın, orada sadece scuba değil her türlü
spor yapılabiliyor ve tamamen kişisel çabalar sonucu bu noktaya getirilmiş bu
harekete hiç olmazsa bir nefesle destek olmak herkesin görevi olmalı, dalıcılar
için ayrı bir önemi var bence, sağlıklı insanların bile korktukları,
korkutuldukları bu konuda onların ne kadar sevinçli, yaşama istekli olduklarım
görmek için yolunuzu mutlaka Bodrum’dan geçirin. “Aynası iştir kişinin lafa
bakılmaz” dedikleri gibi Ercan TUTAL işin güç yanını çoktan aşmış, bize düşen
ona birazcık destek olmak. Kalın sağlıcakla.
Gökçek ALGIN
2* / HSA Eğitmen-Rehber Balıkadam
****************************************************************